Bugun...


Murat Şafak Gündüz


Facebookta Paylaş









Yapan mı yaptıran mı ?
Tarih: 13-05-2017 11:35:00 Güncelleme: 13-05-2017 11:35:00


 

Köşemde yazacağım konuları son dakika belirlemek pek adetim değildir, hele kendi yaşantımı anlatmak bu güne kadar hiç başvurduğum bir yöntem de olmamıştı ama  bu sefer başka bir yazı olacak, sizde bir film izler gibi bir roman okur gibi dikkatli okuyun eminim kendinizden bir parça bulacaksınız.

 

Bu Hafta neredeyse bütün dünya liglerinde şampiyonlar belli olacak. Antrenörler takımlarını bir puan fark ile 2. Yapsa bile gönderilecekler, bütün sezon gol atan futbolcu o son topu ağlara yollayamadı diye takımdan bileti kesilecek veya durum böyle iken antrenör ün taktik verdiği, futbolcunun oynadığı sahadan şampiyon çıkmadı diye bütün taraftarlar ‘’ Yönetim istifa’’ diye bağırıp suçu yöneticiye atıp kendilerini paralayacaklar. Peki suçlu kim ?  Tamam da o top kaleye girse idi hoca seneye takımda mı kalması gerekecekti ya da Başkanın göklere çıkarılıp ‘’ sende bırakma bizi’’ sloganlarımı atılacaktı. Hâl böyle iken başarıyı hocamı getirir, sporcumu kazanır sorusunu sormak borç oldu bana. Cevabı da hem yıllarca farklı kademelerde spor yapmış sporcu ağzıyla yanıtlayacağım bununla da yetinmeyip 5 ayrı branşta antrenörlük lisansı olan bir hoca gözüyle analiz edip yorumlayacağım.

 

Yıllar önceydi İstanbul da Beşiktaş spor kulübünde lisanslı futbolcuydum sezonu şampiyon tamamlamış, okulda sınıfı Zayıf sız geçmiş olarak tatile gittim, benden mutlusu yoktu. Ağustosun 3’ü olarak sezon açılış idmanlarına başlayacağımız da belliydi. Tatilde sabahları 9 da kalkar dizime kadar denize girer ve suyun içinde bir sağa bir sola koşardım, o kadar kendimi kaptırmışım ki bütün komşuların balkondan izlediği, sabah kahvaltılarında günlerce heyecanla beklediği bir figür olmuşum. Ve o gün geldi, İstanbul da kulüpte buluştuk yıllarca sahalarda gol atan ben o güne kadar hayatımın en büyük golünü yemiştim. Şampiyon olan takımda bütün maçlarda oynamama rağmen bu seneki kadroda hoca benim yetersiz kalacağımı gelişmem içinde Beşiktaş’ın pilot takımı dikilitaş a gönderileceğimi bana pat diye söyledi. Eve nasıl gittiğimi ağladığımı hiç unutamıyorum, hele aldığım kararlar; futbolu bırakacaktım bir daha televizyonda bile futbol izlemeyecektim. Aldığım kararların arkasında duramamanın da verdiği zayıflıkla dikilitaş spor kulübünün idmanına gittim. Ne gözle karşılanacağımı bilmiyordum, takımdan kovulmuş biri mi geldi derlerdi, başarısız biri mi geldi derlerdi düşüncesiyle ilk idmanda buradan seve seve ismini vereceğim İsmail Hakkı Erbaş Hocayla tanıştım. Adettir futbolcu kendini tanıtır şu mevkide oynuyorum burada böyle oynadım şu kulüpte böyle oynadım gibi , neden se hiç  öyle bir şey olmadı ve İsmail hoca bana direkt şafak sağ kanat a geç hadi bakalım en az 2 asist bekliyorum dedi, beni daha önce izlemiş, bilgi almış beni tanıyor İsmail hoca. O An kendimi takımın yıldızı gibi hissettim, bütün topları bana atın diyesim gelmişti. O heyecanla maça başladık ve ilk yarı bitti ben asist yapamamıştım Devre arasında bütün takıma taktik veriyordu sıra bana geldiğinde ise iki eliyle omuzlarıma da hafifçe sert dokunarak çokta sert ve yüksek bir ses tonuyla konuşarak bana müthiş bir stres yükledi. Hayatımın en iyi idmanlarından birini geçirmiştim ve asist yetmezmiş gibi gol ile de süslemiştim oyunu. İdmandan sonrada aferin demesini beni övmesini beklerken ben yokmuşum gibi hiç bir şey demeden evlerimize dağılmıştık.

 Yıllar yıllar sonraydı, antrenörlük ve öğretmenlik kariyerimin ilk voleybol takımını kurmuştum dersine girmediğim o zamana kadar da hiç görmediğim bir voleybolcu varmış okulda 12. sınıflarda. Takımım da 9 ve 10. Sınıf ağırlıklı ve amatör olarak bile kulüpte voleybol oynayan yok. Düşünüyorum aralarına 12. Sınıf sporcuyu monte edeyim mi ahenk i bozulur mu diye bu arada da idmanlar başlıyor.

 

Sporcunun adını da öğrenmek lazımdı ee bir bakacaktık değil mi kimdir neyin nesidir; Ayşenur Topçu.. Biraz araştırdıktan sonra baktım ki gerçekten yıllardır aktif oynayan sporcu. Biz idmanlarımıza başladığımızda Ayşenur u idmanlara almadım, gelmek istedi hayır takım çok iyi seni oynatmayabilirim dedim çünkü biliyorum stresi kaldırabilir, takımda ki herkesin forması vardı onun forması maçlar başlamak üzereydi ve yoktu çünkü kendini bana kanıtlaması gerekiyordu ve formayı öyle alacaktı.

 

Ayşenur’la Hiç idman yapmamış bir şekilde maça çıktık ama ben onun maçlarını izlemiş, videolarını tekrar tekrar izlemiş  ve onu kafamda takım içinde nereye monte edeceğime karar vermiş bir şekilde maçlara başladık.15 Yıl önce neler hissettiysem amacım sporcuma onları hissettirmekti Ayşe ise hiç idman yapmamış bir hocanın onu nasıl bu kadar tanıdığının şaşkınlığı içerisinde bütün gücüyle oynamaya başlamıştı. Takımda en verimli o oynamasına rağmen ben ona çıldırırcasına bağırıyordum ve içinden ben bunları hak etmiyorum demesini amaçlıyordum. Kaybettiğimiz ilk maçtan sonra ise onunla tek bir kelime konuşmadan günü bitiriyorduk, ama biliyoruz ki turnuvalar uzun soluklu yarışmalardır ve hırs en büyük yol arkadaşımızdır. Şimdi yıllar önce Dikilitaş ta oynayan şafağın amacıyla yıllar sonra şafak hocanın öğrencisi Ayşenur un tek amacı vardı kendisini hocasına ispatlamak…

 

Ortak duygular olunca ortak noktalar çok olur . Dikilitaş spor kulübünde oynuyorum ve lideriz İsmail hoca yalnız bir antrenör değil benim için bir kahraman hatta bir komutan olmuş durumda. Ve Bakın futbol u bırakma kararı alan bir sporcu neler yapıyor sahada kalmak için  sağ baldırımda futbol u bırakmama sebep olan ve bugün bile beni zorlayan  kas yırtılması meydana gelmiş tabi ben sadece çok şiddetli ağrı çekiyorum ve bırakın topa vurmayı koşmakta bile zorlanıyorum. Bu durumu İsmail hoca dan sakladım, tabi ki fark etti sordu defalarca ama söyleyemedim benden çok şey bekliyordu ve bu sakatlık bizi defalarca uyarmasına rağmen  okulda top oynarken olmuştu. Ve ben yırtık adale ile 6 hafta oynayabildim şimdi gelin bugüne; sporcum Ayşenur bir sakatlıkla karşı karşıya kaldı tecrübelerimde omuzunda yırtık olduğunu ona söylediğimde bana defalara yırtık yok dedi, sakat sakat maçlara çıktı hatta o durumda iki takımdan teklif aldı. Son maçlarda takımın smaçörü olan Ayşenur a smaç vurma yasağı getirmiştim, durum o duruma gelmişti ki Ayşenur a pas atmayın diyordum takım arkadaşlarına. Sahadan çıkmak istemiyordu ve bunu da futbolcu şafak gibi hocasıyla başladığı yolculukta hocasını yalnız bırakmamak için yapıyordu, Korktuğumuz başımıza geldi ve kolunda ileri derecede yırtık olan Ayşenur ameliyat oldu ve  1 sene her türlü  spordan uzak kalacak.

 

Bir taşı işleyen Maden yapan nasıl bir etki ise, ağaç a şekil verip sanat haline getiren nasıl bir değer ise, bir öğrenciye öğrenme hevesini veren nasıl bir öğretmen ise bir sporcunun da sporda ki başarısını artıran antrenör dür. Türkiye de ve Dünyada iz bırakan Lucescu şöyle demişti bu duruma  ‘’Üstünüzle anlaşamıyorsanız sıkıntı ondadır, astınızla anlaşamıyorsanız sıkıntı sizdedir.’’ Spor fiziksel ve psikolojik olarak en faydalı ilaçlardan biridir. Sporla kalın.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
  1. Bebişler
  2. Yurdum İnsanı
  3. FANTASTİK
  4. ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Aytaç Doğan İç Benim İçin
    Aytaç Doğan İç Benim İçin
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
  1. Osman Zeki Öner
  2. Osmanlı
  3. Kubat Ötme Bülbül
  4. Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  5. Aytaç Doğan İç Benim İçin
  6. İsmail Tunçbilek Derdin ne
VİDEO GALERİ
YUKARI